UMUT COŞKUN
05456054949-05358448434

FIRTIKCI



Yıllardır hiç bir şekilde ortak noktaya varılamayan bir ırk DOLAPÇI...Peki neden hiç bir şekilde ortak nokta bulunamadı malum.Peki bu ırk nedir bugüne kadar ne anladık taşlar yerine oturmaya başladımı oda malum.Benim için bu ırk Fırtıkçı ve yıllardır içinde olduğum ırktan anladıklarım bunlardan ibaret;

Fırtıkçılar genellikle 14-16 kuyruklu ve kuyruküstü yağbezesiz olurlar bu özellikler kesinlikle aranılan özelliklerdir,küçük bir kardeşimizin eline fırtıkçı verdiğimiz anda hemen kuyruküstü varmı diye bakar takibinde kuyruklarını sayar eğer farklı bir durum söz konusu ise yanında bir büyüğü varsa hemen ona döner ve bunda sibop var veya kuyruğu 12 diye tedirgin şekilde sorar,yıllardan beridir süre gelen bu özellikler halen devam etmektedir,fırtıkçılarımızın fiziki özellikleri genellikle ısteka (okey istekası) diye tabir ettiğimiz büyüklüktedir,vücutları bir halterci edasındadır tabiki bu fiziki durum son zamanlarda çok zor rastlanası bir durum olsada standartlara uygun yetiştirildiği ve aynı soyun damarı takip edildiği takdirde eski vasıflarını ve fiziki görünümlerini üç beş ağızda bir kusmaktadırlar,bunları ayıklayıp akıllarda ve dillerde kalan ah eski kuşlar ibaresini bir nebzede olsa ortadan kaldırmak biz yetiştiricilerin elindedir.Fırtıkcılarımızda ortak noktaya varılmış bu özelliklerin yanı sıra çakır göz dediğimiz hafif pembemsi göz olmalıdır siyah göz dediğimiz gölgeli siyah gözler genellikle Denizli ilimizde Fırtıkçı ırkının içine dahil edilsede bu sadece Denizli için geçerlidir ve yöresel adlandırmadır.Kayık,bel kırma,sarak gibi istenmeyen özelliklerde yoksa bence o ırk iyiye işarettir.Yüksek uçucu ırklarımızı kıskandıracak şekilde uçuş,dönek ırkımıza kafa tutarcasına dönüş,posta ırklarımıza bakarcasına yavru bakıcılığı ve yuva sadakatı yani üçü bir arada nescafe gibi ender ırklarımızdandır.

Fırtıkçılar boşa dönüşünü yere yakınken kümesten verilen kırıklamayla yada uçarken kırık vermeden kendi kendine gösterir, uçarken verilen kırıklamaya seri olmayan hızlı bir fırtıkla cevap verir. Fırtıkçılarımızın uzun uçuşlarından sonra yani yorulduktan sonra boşa oyunlarını daha sık görebiliriz.Son olarak yere alçaldıklarında kümes kırıklamasıyla bağlama Dolaplarını gösterirler ve iniş sonlanır.Burunüstü dönüş yapan kuşların en seyrek olanına fırtık yaptı deriz. Fırtıkçılar buluttan kümesine hiç kesmeden dönerek gelendir,bu dönüş geniş şekilde yere düşen bir teyyarenin görüntüsündedir.Genellikle oyununu kötü gösteren kuşlara fırtık yaptı densede bana göre fırtık fingirdek yada oynak anlamına gelmekte ve öyle yada böyle isminin oynamakla alakalı olduğu bir gerçektir. Burunüstü dönüşte benim için en güzel olanı kuşun dönerken külah gibi yandan bakıldığında kapalı bir şemsiye gibi görünmesidir. Bazıları yere paralel olarakta dönerler.Göğüs üstü Dolap dediğimiz bence yoktur burundan dönüş esnasında kafayı geri çekerek dönmesi esnasında göğüsten dönüş görüntüsü verirler, kuş önce kanatlarını omuzlar gibi kaldırıp kafasını geri çeker bazılarıda yana yatırır sonra dönüş başlar. Burun üstü Dolaba göre daha yumuşak bir dönüştür.

Fırtıkçılar boşa dönüş yaparken 4-5 tur atıp dolabı kesiyor. Son bağlama dönüşünde ise bundan biraz daha fazla dönüş yapabiliyor. Benim bildiğim burundan veya göğüsten dönüş yapanları var. Dolapçının birçok anlamı olduğu gibi Denizlinin adı suyunun çok olduğundan gelmesidir, Dolapçı,fırıldakçı kişiye de denildiği gibi ismi buradanda gelmiş olabilir fırıldak gibi döndüğü için bu adlandırma biraz da kaba olduğu için diğer anlamı olan Dolapçı adlandırması yapılmışta olabilir.Birde dönerek çalışan ve özellikle su çekmeye yarayan düzene de Dolap deniyor Denizlide suyun da bol olması ve bu düzenlerede Dönüş stili olarak benzetilmeside olası bir durum olabilir.Birde benim bildiğim Dolap manevra anlamınada geliyo ama bunlardan bana en mantıklı geleni Fırıldak yani diğer anlamı Dolapçıdır,ancak bu kuşların asıl ismi Denizlide FIRTIKCI ısparta,burdurda oynaktır,sonuç olarak iki adlandırmanın anlamıda aynıdır.

Bazı arkadaşlarımız bir Fırtıkçı kuşunu havada kaybettiğinde veya başkasına yakalattığında hemen kuşu, kuşun mensup olduğu damarı veya geliş yerini sorumlu tutarlar ve kökünü kazırlar. Oysa önce kendimizi eleştirmeli ve gözden geçirmeliyiz. Acaba uçurma öncesi strese sebep olabilecek ani hareketler yaptık mı? Salmamız yeterince geniş ve sağlıklı mı? Yaptığımız bir ilaç uygulaması kuşun üzerinde menfii bir tesir yapmış olabilir mi? Hava çok rüzgarlı veya yağışlı mıydı? Kuşlarımız çok susuz veya aç mıydı? Yavrusunun veya yumurtasının üstünden alınarak havaya atılmışmıydı? Benzer örnekleri çoğaltarak kuşlarımıza şans vermesini bilmeliyiz. Böylece Fırtıkçı yetiştiriciliğinde çok daha ilerleyeceğimizi söyleyebilirim...



saygılarımla
Umut COŞKUN